31 Ağustos 2012 Cuma

Bal ve Ayısı


Tatil...
Bu kelimeyi ne zaman duysam  içime sımsıcak bir duygu yayılır. Yayılan duyguyu uzun ömürlü tutmak istediğimdendir sanırım hep aylar öncesinden planlarım gideceğim tatili. Hayat normal akışıyla devam ederken arada bir şeylere kızdığımda, üzüldüğümde ''Tatile gidicem lan ben!'' diye zıp zıp zıplamaya bile başlarım. Depresif hallerimin nadide ilacıdır yani.
Sonunda bu cumartesi tatile çıkıyoruz kocamla!
Madem bu haftanın konusu bu, ben de evli barklı konseptine yakışır bir şekilde balayımı anlatıyım sizlere istedim.

Geçtiğimiz sene düğün hazırlıklarıyla boğuşurken düğünün bir kolu olan balayımızı da planlamaya başladık. Oraya mı gitsek buraya mı gitsek diye düşünürken sevgili müstakbel eşim ''Şöyle bir babayiğit de çıkmadı ki balayımızı karşılasın!'' diye söylendi durdu. Artık evrene yollanan mesajdan mıdır yoksa Murat çok yüksek sesle konuşur ondan mıdır bilinmez sevgili görümceciğim ve eşi sıvadılar kolları. ''Balayınız bizden ha!'' dediler.
Baktık ortada bir babayiğit de var ''Şu Adam&Eve otelini biz de deneyelim.'' dedik.
Kredi kartının numaralarını söylerken de ağlamadan yaptık rezervasyonumuzu.
Bir hızla gelişti ama bu planlamalar sormayın...
Normalde beş bin araştırma yapan ben ''Balayı yiahhh maksat içmek, eğlenmek, sevişmek.'' dedim, olayı dallandırıp budaklandırmadım. Sonra içime kurtlar düşmeye başladı tabii.. ''Bu bizim en özel tatilimiz bunu araştırmayacağım da neyi araştıracağım?'' diye rezervasyon sonrası araştırmalarıma başladım.
Başlamaz olaydım!
İnternette bir yorumlar yazılmış fena...
Cıbıl cıbıl kızlar ve  rus popoları dışında insan gibi bir yoruma rastlayamadım. Kızın teki bir yorum yazmış, zannedersiniz kocası on kişilik manken ordusu tarafından tecavüze uğramış! Öyle bir saydırmış ki... Bir de ''Yani tamam anlıyorum öyle dansçı kızlar falan da örf, adet hiç mi yok arkadaşım!'' demiş. Yani sen altına  ''Şahaneydi!'' yazsan örfü adeti bilmeyen malın teki olacaksın kızın gözünde.
Bu sırada arkadaşlarımdan da yorumlar gelmeye başladı tabii...
''Ayy canım güzel yer seçmişsiniz de ben duydum epey bir kız dansçı konseptiymiş orası.''
''Balayı mekanı demek yerine striptiz kulübü deselermiş ya ehehheheh...''
''Adam&eve diyorlar da bir tek 'eve'ler  varmış orada. Artık Murat'tın gözü de açılır hahayt!''
Tüm bu yorumlara hep aynı cevabı verdim:
''Adam benim ayol. Evlenmişiz artık. Ben zaten hiç bir zaman kıskanmamışım adamı, dansçı kızlardan mı kıskanıcam?''
İnandınız mı?
Hiiiiiiiç inanmayın.
Dilim böyle derken aslında tüm o kız arkadaşlarımı bir odaya kapatıp, ellerini kollarını bağlayıp dans eden kızları sevgililerinin üzerine salmak istiyordum. 
Bir haller geldi ki bana daha düğün olmadan Murat'ı kaçırdılar, aklını çelip bıraktılar sanırsınız. Sürekli ''Ayyy iğrenç iğrenç kızlar varmış dansçı.. Neyse napalım..'' diyorum bir de. O gelip görmeyecek ya kızları... Önceden çirkin deyince adamın aklına kazınacak taş gibi hatuna ''Böyk bu ne beee?'' diyecek sanki.
Neyse düğün dernek oldu bitti. Balayı günümüz geldi.
Uzuuun bir yolculuk sonucunda ulaştık Antalya'ya.
Beline kadar upuzun sarı saçlı bir kız karşıladı bizi. Biz ''Dur beee check-in yaptırıcaz bizzz.'' diye debelenirken, ''İşlemlerinizi ben yapıyorum efendim.'' dedi bir de.
Hah dedim bildiğin cariye konsepti var otelde. Sıçtık.
Murat'ın suratını da bir görseniz... Daha ilk kızı görmüş böyle yirmilikleri göstere göstere sırıtıyor karşımda. Ben bu balayı için on kilo vermişim, göbüşümü kısmen de olsa küçültmüşüm, saçıma başıma kullanmadığım ürün kalmamış, üstüne bir servet harcayıp mini mini elbiseler almışım...
Ne yazar...
Kızın karnı doğuştan düz! Öyle saçına on beş milyon tane bakım falan da yaptırmasına gerek yok parıl parıl parlıyor şerefsiz!
Kız bir süre sonra geldi yanımıza ''Birazdan 'angel'ınız size eşlik edecek.'' dedi.
''Siz değil miydiniz o?'' dedim bir çırpıda. Tamam hatun çok güzel de artık olan olmuş bunu görmüş adam, bari yeni bir tane göstermeyin değil mi?
''Ben sadece karşılıyorum misafirlerimizi.'' dedi mahcup mahcup..
Daha angel sıfatını bile alamamış hatun buysa angel olayı nedir diye düşünmeye başladım kara kara...
Murat'ın yirmilik dişleri yerine bademciklerini görmeye başladık bu arada.
Bir kaç dakika içerisinde bir kadın geldi odaya ''Buyurun odanıza eşlik edeyim.'' dedi.
Hayatımda ilk kez bir ter kokusunu buruşuk suratla karşılamadığımı bilirim! Anam hatun bildiğin ter kokuyor! Boyu benden otuz santim uzun olabilir umurumda değil! Ter kokuyor mu? Kokuyor. Olay bitmiştir.
Odamıza kadar eşlik etti sevgili melek kızımız... Odaya girdik ki Murat'ın bırakın yirmilik dişleri dudaklar zor görünüyor.
''Nooldu Murat?'' dedim.
''Yuh be bir parfüm sıksaymış'' dedi.
''E öyle ama naapsın bütün gün çalışmış zavallı.'' diye karşılık verdim meleğimizi melek melek koruyarak.
Akşam otelin şovuna gittik hemen.
Bizi ilk karşılayan kız gibi taş hatunlar yarı çıplak popolarıyla havada uça uça dans ediyorlardı. Baktım Murat'a ağız, dudak kapalı... Öğlen yaşadığı olayın etkisinden çıkamamış henüz.
''Bir resmimi çeksene şurada!'' dedim.
Resmimi çektikten sonra telefonu geri alırken yirmilik dişlerle bademcikleri bir arada gördüm ya... O mutluluk, o galibiyet duygusu yeter bana.

Not 1: O otelde ''Adam''lar yok diyenlere: NAH YOK! Kumsaldaki gösteriye gittiniz mi siz?
Danseden zenci adam poposu görmemiş kadına kadın demem ben artık!
Not 2: Murat balayının ikinci gününde yanıma gelip ''Ne güzel değil mi? Sen BAL sın ben de AYI!'' diyip şuursuzca güldü.
Yapabileceğim hiç bir şey yoktu maalesef çoktan evlenmiştik. Bir an kaçmayı düşündüm tabii... Sadece bir an... Tamam be!  Bu olay aklıma geldikçe ''Naaptım ben?'' diyorum hala!

Aha bu da Murat! Adamın tüm pozlarda kafası görünüyor sadece, tam kırmalık...




Hiç yorum yok: