10 Ağustos 2012 Cuma

Soğan Kokulu Ellerden Öpmek



Evlendikten sonra işten dönüş sonrası yaptığım ilk yemeğimi sofraya koydum ve aklıma bu geldi: ''Soğan Kokulu Ellerden Öpmek''. Elimi önce kokladım sonra da öptüm. Hiç hoşuma gitmedi tabi yüzümü ekşittim bir güzel.
Gittim bir güzel yıkadım elimi yok çıkmadı o koku!
Sonra neden bilmem satın alıp (!) yine neden bilmem buzdolabına koyduğumuz (!) kolonyayı çıkarıp güzel bir banyo yaptırdım elime.
Lanet olası o koku yine çıkmadı tabii..
Hani sırtından böyle soğuk bir ter boşalır, sonra alnın falan yanmaya başlar ya işte öyle bir his geldi üzerime çömdü.
 ''Nasıl çıkacak anasını sattığımın bu kokusu'' diye bilmem hangi anaya küfrederken bir yandan da kaderimin artık ''Soğan kokulu eller..'' olduğunu düşünmeye başladım.
Soğan kokulu elin öpülme anı canlandı yine gözlerimde.
Dudaklara yaklaştıran manikürlü tırnaklar..
Islak ve yumuşak dudakların eline dokunuşu..
Sonra şöyle ekşiyen bir surat..

Bilmem 1 saat bu düşüncelerle bekledim sevgili kocacığımı. Yüzüm de bir asık ya sanki 10 yıllık evliyim!
Kocam geldi arabayla. Aşağıdan selam kornası 'düt düt'.
Çıktı yukarıya. Önce bir 'Merhaba' dedi.
Sonra da kocaman öptü dudağımdan.

Hangi haltın paniğini yaşıyordum ben şu son bir saattir?
El sapığı mı benim kocam?

Benim kocam öptü mü dudağımdan öper şap diye!
İyisi mi yemek oldu mu diye bakmak için soğan moğan yemiyim ben..





Hiç yorum yok: