16 Ağustos 2012 Perşembe

Yeyiz biz onu! Eveeet!


''Ay babasıııııı bak bak ne tatlı!''
''Annesiiii özlemiş seniiii!''
''Babası çişi de gelmiş bak nasıl bekliyoooo..''
''Annesi çıkardın mı sen onu dışarı gezdiniz mi? He gezdiniz mi? He? He?''
Aylardır evimizde böyle iğrenç bir muhabbet var. Bu muhabbeti yaparken farkına varmıyoruz, sonradan birimiz farkına varıp diğerine söylediğinde de çok umursamıyoruz. Arkadaşlarımızın yanında oluyor mu bu diyaloglar ondan da emin değilim; ancak oluyorsa kesin bizi gırtlaklamak istiyorlardır şayet ben kesin isterdim!
Bu muhabbetlerin sebebi tabi ki köpeğimiz Alex!
Evlendikten kısa süre sonra bir hafta sonu Akçay'a gittik. Yola çıkmadan annem arayıp ''Sezin burada çok tatlı yavrular var.Tam yemelik. Bak ama almaya falan kalkmayın köpek işi zor iş!'' dedi. Telefonu kapadıktan sonra ''Annem de alem kadın, kırk tane işle boğuşuyorum zaten köpek alacak değilim.'' diyip hala çocuk gibi uyarıyorlar diye kızdım bir de anneme.
İyi ki kızmışım, aferin bana!
Akçay'a varıp bahçeye adımımı attığım andan itibaren gerizekalı kız ses tonunda konuşmaya başlamıştım bile.
''Oyyy yeyim ben seni. Evet evet yeyiiim. Kulağını ham yapayım.eveeet!'' 
Tehlikenin kapıda olduğunu anlayan annem ''Ye Sezin. Tabii ye. Ama burada ye onu olur mu?'' diyerek kendimi frenlememi sağlamaya çalıştı tabii.. Ama olay kontrolden çıkmıştı bir kere. Murat bir yavru bir elinde diğer yavru diğer elinde ''Nasıl tatlısınız siz yaaa?'' diye köpüşlere soruları yöneltmeye başlamıştı.
Bu duygusal coşkuyu atlatamadan babam telefonla arayıp ''Alsanıza birini.'' diyerek verdi coşkuyu. Berk'in tahrikleri, babamın cesaretlendirmeleri karşısında ne kadar dayanabilirdim ki?  Allahım bayılıyorum sorumluluk olayını başkalarına yüklemeye..
Murat eski köpeği Tony(RİP:() sayesinde köpeğe bakma konseptine biraz daha yakın biri olarak kendini hemen toparlayıp beni de girdiğim ruh halinden çıkarmak için çabalamaya başladı. Odamızda yalnız kalıp tüm dış etkenlerden sıyrıldığımız bir anda köpek bakımıyla ilgili tüm negatif noktaları saymaya başladı. Hatta bunu o kadar ileriye taşıdı ki en son cümlesi ''ÖLECEK O 15 SENE SONRA BİLİYOR MUSUN?''  oldu.
Gözlerimi bir köpek yavrusu gibi aşağıya doğru baygınlaştırdım, dudaklarımı titrettim, gözümden yaş bile akıttım bunu da başka bir yazımda anlatacağım. Süper bir yeteneğim var benim istediğim an ağlayabiliyorum. Murat yine de razı olmadı.
Bahçeye çıkıp tatlı yavrulara tekrar kavuştuğumuzda bu sefer ikna sırası bendeydi! Bu yavrulara bakarak Murat'ı ikna edememe gibi bir seçenek bile tanımıyordum kendime. ''Murat bak şunaaa. Yeyim ben onu di mi? Evet yeyim eveeet...''
Annem Murat'la birlik halinde çalışıp beni almamaya, ben de onları ''Başarabileceğim'' bir süreç olduğunu ikna etme savaşını yaşıyorduk şimdi.
Neden sonra ki aklıma geldi, kuzenime ''Ne zaman doğmuştu bu yavrular?'' dedim.
''23 Temmuz'da doğdular'' diye masum bir şekilde beni yanıtlayan kuzenimİN yüz tepkim karşısındaki şaşkınlığını hala hatırlıyorum.
''Alıyoruz onu.'' bu ses artık benden değil Murat'tan geliyordu.
İyi ki 23 Temmuz'da ,düğün günümüzde, doğmuştu bu şanslı köpek...

Sonra ne oldu
İlk gün: Alex odamızda yattı. Sabaha kadar uyumadık. Yine de pişman değildim. Nah değildim! Alex ne kadar köpekse ben de o kadar köpeklik derecesinde pişmandım.
İkinci gün: Alexi evle bahçe arasındaki odasına koyduk. Biraz rahatladı ama biz yine uyuyamadık sabaha kadar vikledi. Artık bebek bile yapmamayı düşünmeye başlamıştım
İlk 5 ay: Yattığı yere çişini, kakasını yaptı. Yaptığı kakayı yedi. Elimi deli gibi ısırdı, kanattı. Milletin bahçesine girdi. ''Gel'' dedik,gelmedi. ''Yerine gir'',dedik girmedi.. Hayatımın sonsuz bir işkenceyle devam edeceğine emindim artık. Kaderime boyun eğmekten başka yapabileceğim bir şey yoktu.
Son 5 ay: Sabrettik! Öğrettik! Kızdık! Ödüllendirdik! Cezalandırdık! Bütün bunları yaparken onu çok sevmeyi hiç atlamadık. Eğer ilk 5 ay ona katlanamasaydık şu anda hayatımızın en büyük sevgilerinden birinden mahrum olurduk ve eminim bunun pişmanlığını da hayatımız boyunca hissederdik.
İyi ki varsın oğlum!
Yeyim seni biliyorsun değil mi? Yeyiiiiim! Eveeeeet!






Hiç yorum yok: