14 Eylül 2012 Cuma

Sesim geliyoooo muuuu?


Geçtiğimiz hafta aylardır beklediğim tatili sonunda yaptım! Ruhen dinlenmiş, bedenense eğlence yorgunu olarak döndüm. Normal tatil seyri dışında kendi kendime bir hobi edinip bol bol  gözlemledim bu tatilde. Hatta sadece gözlemlemeyip ''Mefaret hanım şu gençlere de bak...'' havasında kafasını suya sokmayan yarı tombik teyze modunda Murat'la dedikodu yapa yapa dolandım tüm havuzu.
Gözlemlediğim onca insan tipi arasındaki en önemli kısmı çiftler oluşturdu. Onları irdeleyip, davranışlarını analiz ederken bir şeyin beni rahatsız ettiğini de hemen fark ettim.
Bir biriyle iletişimde olmayan çiftler her yerdeydi bu tatilde!

Rakı içen erkek, tabağındaki yemeğiyle oynayan kız: Türk çiftler arasında en yaygın durum! Hatta balayı çiftleri arasında! Önüne rakısını ve meyvesini almış bir erkek, karşısında bitiremeyeceği kadar yiyeceği tabağına doldurmuş ve o yemeği çatalının ucuyla dürtükleyip duran bir kız. Adam rakıyı içiyor ama suratında öyle keyif hali falan yok. ''Bu senin karakterin haaa ona göre davran.'' demişler sanki de zorla dayamışlar adama rakıyı, ''Rakı sofrasının en güzel mezesi muhabbettir'' sözünü de söylemeyi unutmuşlar bunu yaparken. Adam utanmasa karşısında süslenmiş püslenmiş oturan kızı yollayacak, sabaha kadar içip kıkırdayacak erkek arkadaşlarıyla... Kız desen sümsük ötesi. En kötü sen de al eline bir kadeh eşlik ediyor gibi takıl ölür müsün? Yoook! Onun olayı zayıf imajıyla ''Yemeğimi de yiyemedim.'' demek sonunda.
Öyle uzaktan falan da gözlemlemedim bu durumu, abarttın demeyin yani. Yan masamızda oturuyordu bu çift!Masadan kalkmadan tek bir muhabbetleri oldu, onda da adam ''Buranın da yemekleri güzel değil, bir nohut yemeği bile yok.!'' dedi. Kız boş boş bakarken ''Nohut nasıl pişiriliyor lan? Döneyim de annemden öğreniyim.'' diye düşünmüyorsa ben de evli barklı değilim.

Evli,Mutsuz(!),Çocuklu: Şimdiiii... En hassas durum olduğu için sizlerden herhangi bir küfür işitmeden anlatmaya çalışacağım bu iletişimsizlik olayını.
Tatilde bir dolu çift, yanlarında el kadar bebeler... Ne kadın bir şey anlıyor yediğinden, ne adam iki çift muhabbet edebiliyor. Varsa yoksa çocuk yemeğini yesin derdi yaşıyorlar. Biri yemeğini yerken diğeri hoppidi hop yapıyor çocuğa, sonra yemek sırası değişince diğer taraf bez derdine düşüyor. Bunu yaparken de o kadar otomatik davranıyorlar ki bir birleriyle iletişim bile kurmuyorlar. ''Hayatım biraz da sen alır mısın bebeği?'' falan yok yani... Kadın adama fırlatıyor çocuğu birazdan adam puseti ufak bir ayak itişiyle kadına yolluyor.
Sevgili anneler babalar, ''Sen de yaşa görürsün!''diye bana hemen kızmayın öyle! Başıma gelmeyen bir durum tabi ki bu, bir anne falan değilim henüz. Bu yüzden  büyük konuşmayı gerçekten istemiyorum; ancak kendimi de tutamıyorum!
Durumun müsaitse o çocuğu almadan gitmelisin tatile! Bir beş gün ayrı kalıp aşkını tazelemelisin!
Çocuğu bırakacak kimse yok,zorunda kaldın veya çocuğunu yanından ayırmamak mı prensibin, o da tamam.  Ama o zaman bir iletişim kurmalısın yanındaki insanla...
 Çocuğuna şapur şupur eşine yarabbi şükür yapmamalısın.
Yaparsan ne mi olur? Biz yeni nesiller üremeye töbe deriz ve dünyanın sonu gelir. O derece önemlisiniz yani, benden söylemesi.

Fıstık Kızlar, Düdük Erkekler!: Bu da rus çiftler arasında en yaygın durum! ''Analar neler doğuruyor lan!'' şeklinde tepki vermeme sebep olan fıstık gibi rus kızlar gördüm tatilde.Süpriz olmadı tabii... Hatunlar akşam yemeğe çıkarken süslenip püsleniyorlar, saçı başı da açıp o kusursuz hallerine bürünüyorlar. Kadınlar böyleyken yanındaki adamlar daha giyimden ofsayt! Altına geçirmiş hacı terliklerini, saçlar havuzdan çıkmış gibi, surat bir meymenetsiz... Kız bir şeyler diyor bıcır bıcır adam cevap olarak küfrediyor sanki. Bir de bu kadınlar bu muameleye rağmen el bebek gül bebek davranıyorlar bu adamlara, hala da vazgeçmemişler konuşma, birlikte vakit geçirme çabalarından..Hamamda kocasının saçlarını şampuanlayan rus kadın gördüm yeminle! İnanın ayak yıkama olayından daha beterdi.
 Sonra bu kadınlar bizim adamları nasıl beğeniyor demeyin! En azından bizim adamlarda iki hoş sohbet olayı, ''Sen bir limansın ben de bir gemi...'' tadında özlü sözler var hala.. Bir de saçlarını şampuanlayan kadından hoşlanırlar, onu da unutmamak gerek.

Yaşlandık biz: Bir de bu çiftler var! Her ırk, her memleket, her tipten hem de... Bağıra bağıra ''Biz yaşlı bir çiftiz'' deseler daha iyi! Öyle bir davranıyorlar ki bir arada oldukları ortamda ''Artık seneler geçmiş yavrucuğum biz ne konuşalım ki?'' diyorlar sanki insanın yüzüne yüzüne. Ama arkadaşları falan yanlarına geldiklerinde tanıyamazsınız adamları! Volume son noktada, kahkaha krizleri... Arkadaşlar yoksa, 'konuşmak zorunda' kalacakları için içkiler önlerinde barmenin suratına bakıyorlar bön bön... Barmen olsam paranoya yapardım yeminle . Ne baksın elin yetmiş yaşındaki karı kocası dik dik suratıma hostel filmi misali şeyler düşünürdüm kesin... Tüylerim diken diken şu an!

Ben şimdi size bunları neden anlattım?
Amacım ''Biz süper bir çiftiz, sürekli konuşuyoruz birlikte manyak eğleniyoruzzzz!'' demek değil.
Ben size bunları anlattım çünkü bazen yaşamın akışı içerisinde dışarıdan nasıl göründüğümüzün farkına varamıyoruz! O anda eşimizle, sevgilimizle iletişimde olmamak bizi yaralamıyor; ancak bu belki de henüz ortaya çıkmış ,taze olan, bu problemin seneler sonra bizde derin yaralar bırakmayacağı anlamına da gelmiyor! Zaten bu sebeple herhangi bir kişi ''Sizin aranız mı kötü?'' diye sorduğunda veya ilişkimizle ilgili bir yorum yaptığında hemen savunmaya geçiyor, kendi kendimize kalınca da ''Cidden öyle miyiz yoksa?'' diye düşünmeye başlıyoruz...
Ben bu gözlemlerimi sadece size yazmakla yetinmedim,   gözlemledikten hemen sonra döndüm bir baktım kendi ilişkime. Hatta belki farkında olmadan artı  bir çaba da gösterdim iletişimi hiç kesmemek için. Bir sarılacaksam iki sarıldım, kitabımı bir saat okuyacaksam yirmi dakika okudum...
Bazen bunu yapmak gerek belki de...
Sonra kalabalıklar içerisinde yapayanlız kalırız animallah...

Günün duası:
''Ay şuradaki kız ne hoş!'' dediğimde kafayı çevirip hangi kızdan bahsettiğimi sormadan ''Pembe bikinili olan mı?'' diye soran kocam: Pembe mayolar giyen gaylerin bakışları üzerinden ayrılmasın! Amin.

Hiç yorum yok: