30 Ekim 2012 Salı

Bekarlığa Veda Etmeden Önce...


Yeni edindiğim erken uyuma alışkanlığımın bana bol rüya olarak geri dönüş yaptığı bu günlerde konsepti farklı ama her biri birinden ilginç rüyalar görür oldum.
Sanki bu sene yeterince düğün ve türevindeki eğlenceleri yaşanmamış gibi dün gece rüyamda bekarlığa veda partisindeydim. Gelinin kim olduğunu göremedim kızlar kusura bakmayın.
Bir eğlendim bir eğlendim anlatılmaz yaşanır!
Sabah kalktığımda bu anlatılmaz yaşanır olayı aslında defalarca yaşadığımı ancak daha önce hiç anlatmadığımı farkettim. Bekarlığa Veda kavramını biraz daha kurcalamak ve ortaya neler çıkacağını görmek istedim haliyle...
Öyle bu seneki partilerde neler yaptık onu falan anlatmak niyetinde de değilim. Zira bütün bekarlığa veda partileri benzer bir çizgide ilerler. Bol bol eğlenirsin, erkek poposu izlersin -umutlanmayın genellikle gay erkek poposu- ,açık saçık konuşursun, sarhoş olur dönersin.
Tek bir cümleyle anlatılabilen bekarlığa veda partisi dışında, bekarlığa veda etmeden en az bir kaç ay önceden üzerinde çalışılması gereken detaylar geldi aklıma.
Bekarlığa veda etmeden yapılması gereken beş maddeyi okumadan geçmeyin derim:

1.Eskilerle vedalaş: Evlilik tarihi alındığından itibaren eskilerle vedalaşmak için süreç başlamıştır! Bunu eski eşyalar olarak düşünebilirsiniz; ancak ondan önce ilk sırada önem taşıyan bence eski 'kişi'ler kavramı.
Hayatta çoğu kişinin en azından benim tanıdığım evleneceği kişinin sevmediği bir arkadaşı, eski yavuklusu, çakma kankası vardır. Zaman zaman konuşulan bu insanları başta ilişkiye zarar vermeyecek gibi görebilirsin. Ancak evlendikten sonra ortaya bir gerçek çıkacak: artık telefonun eşinin yanında çalacak, tanıdıklar bir bir ''Geleyim mi ben size?'' diye sormaya başlayacak.
İşte bu noktada istenmeyen bu insan sebebiyle gerim gerim gerileceksin!
İşin kötüsü hem eşine karşı gerileceksin hem de o kişiye karşı. Bu aşamada da ne yapacağını düşünmeye başlayacaksın.
İşte sana diyorum ki bu aşamaya gelmeden önce şuna karar ver: Eşim tarafından istenmeyen kişi aslında benim için de 'varlığı yokluğu bir'lerden biri mi?
Eğer cevabın 'Evet'se bu kişiyi alıp evliliğinin ortasına taşımaya hiiiiç gerek yok.
Senede bir sefer yapılan görüşmenin ardından ''Ulan bu salak da kocamın dediği kadar var yine dan dun konuştu'' diye düşünmeninse hiç alemi yok.
''Ne o ya? Ben özgürlüğümü mü kısıtlayacağım eşim için?'' diyeniniz varsa, onun da bir gün telefonu çalıp istenmeyen abuk arkadaşı aradığında yaşayacağın duyguyu bir haber verirsin bana.
Etini çimdirmek isterkerken eşinin özgürlüğüne saygı göstermeyi unutma!


Eski eşyalar: Eski eşyalar konsepti de bence insanlar kadar önemli. Neden bilmem özellikle hemcinslerimin ,ben de aynı bokum kızlar paniğe gerek yok, odalarında biriken çer çöp cidden korkulacak bir durumda. Hatta biliyorsunuz o biriktirdiğimiz eşyalar psikolojik bir hastalığın da habercisi. Evlenmeden önce bu eşyalardan azar azar kurtulmakta fayda var.
''Ah o ayıcığı çok severim ben yiahhhh! Hayatta vermem!'' diyorsan, yeni evinde o ayıcığı nereye koyacağını da şimdiden planlasan iyi olur.
Konsol üzerinde ayıcıklı bir ev gördün mü sen?
Yatak odasında zevzek çocuk odası bibloları?
Sen ilk ve tek olursun.
Hı hı olursun...

2.En yakın arkadaşınla çılgın bir tatil geçir: Bunu yapmak hiç de fantazi bir olay değil. Abartmış deme benim için, gayet  ayaklarım yere basıyor çünkü. Şimdi düşün senede kaç gün iznin var. Evlendikten sonra o izni eşinle mi kullanacaksın arkadaşınla mı? Hadi şanslıysan kocan arkadaşın hep birlikte mis gibi tatil yaparsınız. Ama siz karı koca bir birinize göre tarih ayarlarken arkadaşının da kendini sana uydurmasını bekleme.
O yüzden henüz bir evlilik durumun olmadığına göre git ve yap o tatili!
Nasıl mutlu olacaksın bilemezsin!
Yatıp kalkıp bana dua edeceksin.
Ben bu tatili İngiltere'de en yakın arkadaşımla yaptım. Onun detaylarını da bilare anlatırım ağzından sular aka aka dinlersin.

3.Anneni Dinle: ''Aman anneee..'' diye kurduğun cümleler var ya. Eğer evlilik hazırlığındaysan acilen kurtul o cümlelerden! Hatta tam aksine kulaklarını açık tut. Annenin söylediği her cümleyi havada kapmaya çalış. Şimdi dinlemediğin o detaylar için küçük köpek yavrusu gibi arayacaksın anneni.
''Anne ya sen saklama kabı demiştin ya. Ben neden almadım onu? böhüüüüüüüüüüüüüüüü'' diye hüngür hüngür ağlayacaksın.
Bırak bazen fazla biliyormuş gibi davransın annen.
Neden bırak diyorum biliyor musun?
ÇÜNKÜ ANNEN GERÇEKTEN DE FAZLA BİLİYOR!

4.Kayınvalidenden tavsiye al: ''Evleneceğim adamı en iyi ben tanırım.'' Nah sen tanırsın!
Evleneceğin adamı her yönüyle tanıyan tek kişi varsa o da kayınvaliden!
İstediğini düşün bu dediğimle ilgili ama ben sana açık açık reçeteyi veriyorum.
O kadın senin evleneceğin adamı büyütmüş, büyütürken de bir dolu huyunu düzeltmiş, bir dolusunu da düzeltememiş yarım kalmış adam.
Gelip ''Benim şu özelliğim de azıcık kötüdür.'' diye açık açık itirafta bulunmaz sana. Kayınvalidenle aran iyiyse, tavsiye almaya hevesliysen müstakbel kocandan alamadığın her şey ondan patır patır dökülür. Hem de iyi tarafı sorunlar çözümleriyle birlikte gelir eline. O da oğlunun mutlu olmasını ister çünkü.
''Acıkınca agresifleşir ortalığı yıkar.'' yerine
''Yemek hazır değilse iki lokma ekmek yesin düzelir.'' der. O iki lokma evliliğin ruhunu kurtarır söyleyeyim.

5. Müstakbel eşini günlük hayat dışında bir yerlerde daha tanımaya çalış: ''Biz evlenmeden önce prensip olarak tatile gitmiyoruz''
''Prensip olarak birlikte kalmıyoruz.''
''Prensip olarak bir birimizin eli dışında hiç bir yerine dokunmuyoruz!''
 İyi bok yiyorsunuz!
O adamla evlendiğinde 7/24 aynı evi paylaşacağının farkındasın değil mi? O zaman prensipten dolayı yapmadığın her şeyin karşına beklentin dışında bir 'sürpriz' olarak çıkabileceğinin de farkına var derim!
Birlikte tatile çıkmayı reddettiğin için göremediğin tuvaleti kullanma şeklini evlendikten sonra, ''Çüş beeee!'' olarak karşılarsan artık çok geçtir benden söylemesi.
Aynı yatağı paylaşmadığın için gece uyurken uyanıp seni boğmaya kalkma gibi bir ruh haline sahip mi onu da bilmiyorsun tabii.. Tüylerim diken diken oldu bak!
Eli dışında hiç bir yere dokunmadığın için karşılaşabileceğin diğer sürprizlereyse, değinmiyorum bile...

Biraz sert davrandım, kusura bakma... Ama testi kırılmadan seni uyarmak da benim görevim oldu bugün.
''Üstüne vazife olmayan işlere karışmak.'' diye bir deyim vardı değil mi?
Nereden aklıma geldiyse...

 Öperim hepinizi.
Hem de kocamanından!

1 yorum:

Bloglar Yarışıyor Ödüllü Blog Etkinliğine Siz de Davetlisiniz dedi ki...

Bloglar Yarışıyor ile blogunuzla şöhret sahibi olmaya, ödüller kazanmaya hazır mısınız? Bu yılda sponsorlarımızın desteği ile bloglar arası etkinlik yarışmamızı düzenliyoruz. Başvurularımız 30 Kasım tarihine kadar devam edecektir. Detaylı bilgiyi websitemizden öğrenebilirsiniz.
Teşekkürler!


Web: http://www.bloglaryarisiyor.net
Mail: iletisim@bloglaryarisiyor.net