18 Kasım 2012 Pazar

Pabucun Teki...

Blogumda bir misafir var bu hafta...
Bu misafir benim bir tanem, babam...
Ben gözlerim yarı dolu, aralarda gülerek okudum güzel yazısını.
Umarım sizler de keyifle okursunuz.

Sevgiler,



Kızımı evlendirme aşamalarını,nasıl duygular içerisnde olduğumu yazmaya başlarsam günlerce okunacak sayfalar çıkabilir karşınıza. Beni en iyi kızını evlendiren babalar anlayacaktır bundan eminim.
Benim bir tanem evlilikte bir yılın doldurdu. Evde elini sıcak sudan soğuk suya değdirmeyen prenses, iş yaşamıyla birlikte sürdürdüğü ev hanımlığına uyum sağladı ve başarılı oldu bile; ya da en azından ben böyle gözlemliyorum.
Yaz başından beri, çocuk sahibi olmak , genç annelik çok güzel hem de ileride kuşak farkı olmaz gibi konuşmalar sonrasında  bebek kararı gelebileceğini  tahmin ediyordum.
Bir gün baba kız teknede rakımızı yudumlarken yumurtlayıverdi kızım; ''Bebek kararı verdik.''
''Ne güzel'' dedim , açıkçası bir anda dünyalar değişmedi o an, bebek kararı vermişlerdi... Bir daha açılmadı konu,günler haftalar geçti üzerinden ve bir gün...
''Hamileyim !!!''
Hamile mi????
Anne olacak benim minik prensesim!
Çok mutluyum ...
Ama bir an duruverdim, ben dede olmaya hazır mıyım? 56 yaşındayım, çok mu yaşlandım? Eyvah artık ciddi bir adam mı olmalıyım?
Çocuktum,delikanlı oldum.
Delikanlıydım , adam oldum.
Adamdım, koca oldum.
Kocaydım, baba oldum
Babayken dede olmak...
Karmakarışık duygular içerisine girdim bir an, beyaz sakallı, yaşamı ağırdan yaşayan,emekli, arkadaşlarıyla sürekli sağlık konuşan, geveze bir ihtiyar mı oluyorum yoksa?
Dede olmaya hazır mıyım ben?
Ban sordular mı dede olmayı istiyor muyum diye?
Arkadaşlar ''Aaa  dede geldi, dede dede dede'' derlerse ne yapacağım ben?

Ben yaşamda alacağım tüm kararları içsel olarak simule ederim, neler yaşayabileceğimi düşlemeye ve karşılaşabileceğim sorunları bulmaya çalışırım.Sonunda olumlu ve olumsuz yönlerine göre karar alırım ve  böylece sorunlara hazırlarım kendimi.Ama bu böyle bir seçenek değil ki,buna rağmen simule ettim.
Teknedeyiz ve yelken öğretiyorum, kaptanlığa hazırlıyorum torunu, koşturuyoruz , gülüyoruz eğleniyoruz ve bol bol şımartıyorum . Ben ya da torun yorulunca sıra hemen anne ve babaya geliyor. Bu hoşuma gitti eğlen , azdır ,güldür,koştur ve ver anneye!
Torunu , bu arada adını şimdilik mercimek koydum, çok ama çok seveceğimi anladım simülasyonda. Beni yaşlanadırmıyordu; daha iyisi genç dinamik dede yapıyordu.
Babayken genç dede...
İşte genç dede kavramı tam yerine oturdu kafamda! Enerjik genç dede! Benim torunuma yakışır bir dede.
Çok mutluyum, bir yığın plan var kafamda ama  annesi bilmiyor , bilse hemen başlar ''Ama babaaaa yapma böyle'' diye...

Seni çok seviyorum canım kızım ama torun en az çocuklar kadar seviliyormuş.
İtiraf etmeliyim  ki pabucunun teki damda olabilir,

Sen buna hazır mısın ?

Hiç yorum yok: