15 Kasım 2012 Perşembe

Pek Sevgili Çift Çizgim!



Hayatım boyunca çift rakamları hiç sevmedim.
En uyuz olduğum çift rakamsa ''2'' oldu her zaman. Hiç bir mantıklı açıklaması yok, olamaz da ama sevmiyorum işte, zorla değil ya...
Benim aksime Murat hep çift rakamları sever. Tek rakam düşmanı o da.. Bu konuda taban tabana zıtız anlayacağınız.
Tabii başka bir çok konuda da acaip benziyoruz bir birimize. İkimiz de takıntılıyız bir kere! Takıntılarımız rakamlara karşı olan ilginç sevgi ve nefretimiz gibi bir olayla birleşince daha da garip bir hal alıyor. Bir şey dinlerken ses seviyesini tek rakama getiririm ben örneğin, Murat illa çift rakamda bırakır. Onun çift rakamda bırakacağını bildiğim için düzeltme ihtiyacı duyarım. Böyle salak saçma bir olay yani.
Bu rakam takıntım biraz da aileden geliyor sanırım. Çift tek diye ayırmasalar da annemle babam  7 rakamını severler. O rakamın uğur getirdiğine inanırlar. Gerçekten de tesadüfi bir şekilde 7 rakamı hayatımızın her yerinde olmuştur hep... Oturdukları daire tesadüfen  A7 Blok Daire 7 mesela. Tüylerin ürperdi di mi?
Bana ''Ne ilginç kızsın...'' demeyin yani boşuna, televizyonun sesini her zaman 77'de bırakan bir babam var benim.
Böyle paragraflar dolusu anlattığıma da bakmayın, uzatmayı seviyorum. Özet olarak bu rakam olayı benim için oldukça önemli. Daha da özetleyecek olursak tekleri sevip çiftleri sevmiyorum işte.

Neyse...

18 Eylül akşamı Murat tüm ciciliğiyle sofrayı toplarken ben tuvaletteydim.
O televizyondaki bir şeyi daha iyi duymak için sesini açarken ben o sesi defalarca bastırarak böğürdüm ''Muraaaaaaat!'' diye...
Sevgili kocam muhtemelen ''O koca poposunu kırdı sonunda bir şekilde!'' kalp çarpıntısıyla yanıma koşarken, ben de ona eşlik ettim kendi çarpıntılarımla.
Tuvaletin kapısını açtı.
''Ne görüyorsun?'' dedim.
''Çift çizgi.'' dedi.
Elimde hamilelik testi, sırıtsam mı ne halt etsem bilemeden hala tuvaletin üzerine tünemiş şekilde Murat'a bakakaldım.
Sadece yarım dakika önce ''Kesinlikle şaşı oldum!'' dememe yol açacak sonucu kocam da tasdikliyordu şimdi. Aynı anda şaşı olma ihtimalimiz bile daha ağır bastı bir anda, ne yalan söyleyeyim.
Tedbirli iki deli evde köşe bucak bir yerlerde sakladığım ikinci testi de çıkardık. Çıkardık da çişin olmayınca bu meret bir boka yaramıyor bilesiniz.
''Yok abi, daha yeni yaptım.'' dedim Murat'a.
Musluğu açtı sanki oradaki ses iki saniye içerisinde getirecek çişimi.
''Neyse.'' dedim, ''Bekleyelim biraz.''
 Benden daha sabırsız olan kocam mutfağa gitti bi 'Pısss' sesi geldi. ''Ne yapıyorsun?'' dememe fırsat kalmadan da bir kutu birayla geldi yanıma.
''İç hemen çişin gelir'' dedi adam..
Bana ''Şuradan atlarsan hamile olup olmadığını öğreniyormuşuz.'' dese atlayacağım o anda haliyle lıkır lıkır içtim o birayı!  İnanamadın değil mi? İnan! Bildiğiniz çiş yapmak için bira içtim ki şuursuzlukta son noktadır bence.
Bir yudum Murat bir yudum ben derken belki de psikolojik bir şekilde geldi o çiş.
İkinci hamilelik testi de verdi mi çift çizgi!!!
Ama ikinci çizgiler uçuuuuuk ötesi renklerde hep, hani görmek için cidden dikkatlice bakmak şart. Ne yapacağımızı şaşırdık üçüncü hamilelik testini de açtık bir güzel... Bir kaç saniye içerisinde tek çizgi belirdi, usulca kala kaldı salak testin üzerinde! İkinci çizgi belirmedi bir türlü yanında!
Salona gittik oturduk kafamızı toparlamak için. 2-1 malup oluyordu sanki bizim takım, öyle bir his işte...
Beş dakika sonra artık alışkanlık haline gelmiş şekilde gittim bu sefer tuvalete. Beş dakikadır bekleyen o testin üzerinde hayal mayal gördüm yine ikinci çizgiyi...
Allahım!
Meğer beklemek gerekiyormuş bu testten doğru sonuç almak için! Benim gibi tez canlılara göre değilmiş yani...

Bir çift çizgi insana bu kadar güzel görünebilir miydi?
Bir insan iki tane pembe çizgi gördü diye sanki iki ağzı varmış gibi sırıtabilir miydi?
Peki ben iki rakamını daha çok sevebilir miydim?
İçimden kendi kendime sözler verebilir miydim ''Yedi rakamı artık seni bırakıyorum, evet evet ikiyle aldatıyorum seni!'' diye?
Murat'ı çağırdım.
Artık ikimiz de emindik!
Üç testte ikişer çizgi...
İki kalp yan yana, pır pır...

Murat muhtemelen bu çift çizgi hikayesinden etkilenmiş olacak ki bir süre ikizlerimiz olacağını düşündü tabii...
Korkma!
Yok öyle bir şey...


Not 1:  Bir kaç haftadır bloguma adam akıllı bir yazı yazamadığımı ister istemez farketmiş olmalısınız. Bir geçmişe dönme çabaları, bir konu bağlama girişimleri... Aslında yazacağım çok şey var da son haftalarda arkadaşlarım tarafından resmen süründürülüyorum! Elimi klavyeye attığım an ne yazacağımı çok iyi bildikleri için ''Aman dur gözünü seviyim yapmaaaaaaaa!'' halindeler. Bu engellemelerini ''Nazar'' olayıyla destekliyorlar bir de. ''Sen bilirsin yaz ama nazar değerse benden çıktı!'' diyen arkadaşım bile oldu... Ben de hayatımda ilk kez burnumun dikine gitmedim ''Bu kadar hatun bir ağızdan çığrıyorsa vardır bir bildikleri.'' diyerek yasak süremin bitmesini bekledim, artık gönül rahatlığıyla yazacağım sizlere.
Beyler bu da size ders olsun. Neymiş? Kadın bir şeyi 'yapma' diyorsa kıçını kırıp üzerine oturacakmışsın.
Not 2: Hamilelik testlerimin resmini çekip koyacaktım yazının altına da, iğrençleşmeyelim dedim. Hani olayın kendi güzel tabi de ''çiş'' sonuç itibariyle..


2 yorum:

Zeynep dedi ki...

O kadar guzel anlatmissin ki, esinle ikiniz gozumun onune geldiniz resmen, cok mutlu oldum, kusmaların da gecer insallah en kisa zamanda da iyice keyfini cikarmaya baslayabilirsin bu mucizenin..:) kendine cok dikkat et arkadasim, hersey gonlunce olsun, yazmadan duramadim...

Evli_barklı dedi ki...

çok teşekkür ederim güzel dileklerin için :)